30 Ağustos 2015 Pazar
Istanbul mini kırtasiye alısverisi
Merhaba! Ufak ufak başlamak için İstanbul kırtasiye alışverişimi paylaşmayı tercih ettim. Biliyorsunuz, Kukla Süreyya'nın 5 bin katılımlı Stabilo çekilişini kazanan 8 kişiden biriydim. Bunu şansın bana güldüğü tarih olarak hatırlamak hiç de yanlış sayılmaz.. Çekilişe katılma amacım Kukla ile tanışmaktı, kazandım, Istanbul'a gittim, dünya mutlusu olarak Ankara'ya, yuvama döndüm :) Bu alışveriş de buluşmamızın ardından yapıldı. Kadıköy'de tatlış bir kırtasiyeden almıştım birçok çeşit vardı ama tabii hepsini alamazdım :) "Birkaç tane alayım ucuzunu alayım" düşüncesinde değilimdir, bir tane olsun ama öz olsun diye düşünürüm hep.
Mickey&Minnie Mouse ürünleri görünce çıldırdığımı tüm takipçilerim bilir :) O nedenle bu tatlış defterlere de dayanamamıştım... Boyutları yaklaşık 15x26 cm. A4 boyutundaki defterlerden daha küçük. Sayfaları oldukça kaliteli ve sayfa rengi de kremimsi.(en çok bu renge yazmak hoşuma gidiyor) Kapak tasarımları zaten beni benden aldı. Fiyatı lisansı itibariyle yüksek, 5.5 ₺
Sağ alttaki "Dikkat! Hafiftir" yazılı defter yine Umur markalı, mynote koleksiyonundan. 60 yaprak, ekstra hafif kağıttan üretilmiş. Eğer siz de benim gibi çantasına her şeyi dolduranlardansanız hafifliği itibariyle bakmanızı önerebilirim. Henüz kullanmaya başlamadığımdan kalitesi hakkında yorumum yok, ancak Umur markasının beğenmediğim ürünü çıkmadı henüz..
Gizemli Orman zaten uzun zamandır almayı istediğim boyama kitabıydı. Bulunca da alıverdim. Henüz sadece bir sayfasını boyadım, malum dersler dolayısıyla fazla vakit kalmıyor. Ama dilerim sınav biter bitmez her gün düzenli olarak boyarım. Fiyatı 20 ya da 25 ₺ olması gerek.
Kitap ayracı ise İstanbul Modern'in satış noktasından. Biraz daha alışveriş yapmak istedim ancak tam kapanış saatine denk geldiğimizden acele etmem gerekiyordu. Kısmet değilmiş, başka sergilere artık :)
Her türlü yorum, bilgi alışverişine açığım. Mailden, DM'den, yorumlarla yardımcı olabildiğim ölçüde yanınızdayım. Mutlu Pazarlar!
Etiketler:
alisveris,
boyama,
defter,
disney,
kalem,
Kırtasiye,
kirtasiye,
kitap,
mickey,
mickeymouse,
minnie,
minniemouse,
mutluluk,
shopping,
stationery
28 Ağustos 2015 Cuma
Rüyalar Gerçek Olsun, Başlıyor..
Öncelikle, hepimize, hepinize merhaba!
Bazen ne kadar mutsuz ve hatta huysuz uyansam da, her yeni günün başka bir serüven olduğunun farkındayım. Mucizeler her gün, her an olabilme potansiyelinde. Her sabah yeni bir karar veriyoruz. Ne kadar şanssız olduğumuzu düşünüp kendimizi çözümsüz bir yolda da bulabiliriz, ya da yeni bir umudun doğabileceği inancıyla bir şeylere dört elle de sarılabiliriz. Misal bu sabah, hoş olmayan hadiselerle uyandım. "Of! Bütün gün yataktan çıkmayayım da bir şeyler kendiliğinden düzelsin, bana ne!" düşüncelerine girmedim. Kendi elimden gelen ne varsa o an, o dakika yapmaya başlamak için kendimi programladım. Şu an bu yazıyı yazıyorum, en sevdiğim işi yapıyorum belki de. Ben çoğu kez az konuşan ama çok düşünüp her düşündüğümü yazanlardan oldum. İnsanlar bazen çok sessiz olduğumu düşündü haklı olarak. Ama durumun başkalığı, kompozisyon derslerinde açığa çıktı belki. Yazmayı çok sevmemde babamın katkısı çok büyük. Küçükken onunla hikayeler yazardık, o anlatır ben yazardım. Bir süre sonra fark ettim ki, cümlelerim büyümüş, kendi hikayeme dönüşmüş. Günlük olmuş, anılar sığmış birkaç deftere..
Blog yeni, instagramı açtığım günden beri istiyordum. Ama ne yazılır, ne yapılır bilemedim ilk başta, instagram öyle güzel dostluklar, arkadaşlıklar, dayanışmalar kazandırdı ki bana, doğru anın şimdi olduğunu düşündüm. Yalnız değilmişim ve şimdi binlerce arkadaşım("takipçi" gibi soğuk bir kavrama sığdırmak istemiyorum kimseyi, her biri arkadaşım ve hatta tatlışım :) ) var ve her yeni arkadaşta daha da hayat doluyor içime. Çok teşekkür ederim beni seven, kucaklayan herkese...
Kırtasiye eşyalarımı nereden aldığım, fiyatları çok soruluyor. Blogta hepsini inceleriz. Bu ilgi beni de çok sevindiriyor. Ruyalargercekolsun kendim gibi insanları bulmama önderlik etti. Kırtasiye aşkımı saçma bulan öyle çok kişi var ki! Zaten hepimiz aynı şeylerden hoşlansak aşk çok basit bir kavram olurdu -ne yazık ki değil- ve hatta iyi ki de değil. Asla "Bu gerçek aşk değil, kendini kandırma" demedim kimseye ayrıca, herkes kendi duygusunu kendi ölçütlerinde hisseder. Ve aşk tamamen özneldir.
İlk gönderi, amma çok konuştum! Daha da konuşurum ben, sizleri çok seviyorum! Mutluluğun ansızın sizi bulduğu harika bir gün olsun. Gidin, ve içinizdeki değerli madeni olduğu yerden çıkarın :) Sevgiyi ve umudu...
Bazen ne kadar mutsuz ve hatta huysuz uyansam da, her yeni günün başka bir serüven olduğunun farkındayım. Mucizeler her gün, her an olabilme potansiyelinde. Her sabah yeni bir karar veriyoruz. Ne kadar şanssız olduğumuzu düşünüp kendimizi çözümsüz bir yolda da bulabiliriz, ya da yeni bir umudun doğabileceği inancıyla bir şeylere dört elle de sarılabiliriz. Misal bu sabah, hoş olmayan hadiselerle uyandım. "Of! Bütün gün yataktan çıkmayayım da bir şeyler kendiliğinden düzelsin, bana ne!" düşüncelerine girmedim. Kendi elimden gelen ne varsa o an, o dakika yapmaya başlamak için kendimi programladım. Şu an bu yazıyı yazıyorum, en sevdiğim işi yapıyorum belki de. Ben çoğu kez az konuşan ama çok düşünüp her düşündüğümü yazanlardan oldum. İnsanlar bazen çok sessiz olduğumu düşündü haklı olarak. Ama durumun başkalığı, kompozisyon derslerinde açığa çıktı belki. Yazmayı çok sevmemde babamın katkısı çok büyük. Küçükken onunla hikayeler yazardık, o anlatır ben yazardım. Bir süre sonra fark ettim ki, cümlelerim büyümüş, kendi hikayeme dönüşmüş. Günlük olmuş, anılar sığmış birkaç deftere..
Blog yeni, instagramı açtığım günden beri istiyordum. Ama ne yazılır, ne yapılır bilemedim ilk başta, instagram öyle güzel dostluklar, arkadaşlıklar, dayanışmalar kazandırdı ki bana, doğru anın şimdi olduğunu düşündüm. Yalnız değilmişim ve şimdi binlerce arkadaşım("takipçi" gibi soğuk bir kavrama sığdırmak istemiyorum kimseyi, her biri arkadaşım ve hatta tatlışım :) ) var ve her yeni arkadaşta daha da hayat doluyor içime. Çok teşekkür ederim beni seven, kucaklayan herkese...
Kırtasiye eşyalarımı nereden aldığım, fiyatları çok soruluyor. Blogta hepsini inceleriz. Bu ilgi beni de çok sevindiriyor. Ruyalargercekolsun kendim gibi insanları bulmama önderlik etti. Kırtasiye aşkımı saçma bulan öyle çok kişi var ki! Zaten hepimiz aynı şeylerden hoşlansak aşk çok basit bir kavram olurdu -ne yazık ki değil- ve hatta iyi ki de değil. Asla "Bu gerçek aşk değil, kendini kandırma" demedim kimseye ayrıca, herkes kendi duygusunu kendi ölçütlerinde hisseder. Ve aşk tamamen özneldir.
İlk gönderi, amma çok konuştum! Daha da konuşurum ben, sizleri çok seviyorum! Mutluluğun ansızın sizi bulduğu harika bir gün olsun. Gidin, ve içinizdeki değerli madeni olduğu yerden çıkarın :) Sevgiyi ve umudu...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)